1. Anasayfa
  2. Güncel

UNICEF: Gazze’de Okulların Yüzde 90’ından Fazlası Yıkıldı!

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu UNICEF'in İsrail tarafından korkunç saldırılara uğrayan Gazze Şeridi hakkında yaptığı son açıklamasına göre, Gazze Şeridi'nde okulların yüzde 90'ından fazlası ya tamamen yıkılmış ya da ağır hasar görmüş durumda. Savaşın başından beri 700 binden fazla çocuk düzenli yüz yüze eğitime erişemiyor; eğitim sistemi iki buçuk yıldır fiilen durmuş halde. Kuruluş, şu anda 100’den fazla geçici öğrenme alanında yaklaşık 135 bin çocuğa ulaşabiliyor ve yıl sonuna kadar bu sayıyı 336 bine çıkarmayı hedefliyor.

UNICEF: Gazze’de Okulların Yüzde 90’ından Fazlası Yıkıldı!

UNICEF, Gazze Şeridi’nde devam eden krizin en ağır vurduğu alanlardan birinin eğitim olduğunu vurguladı…

Son açıklamalarda, kuruluşun sözcüsü James Elder, bölgedeki okulların yüzde 90’ından fazlasının ya tamamen yıkıldığını ya da ağır hasar gördüğünü belirterek, bu durumun bir neslin geleceğini tehdit ettiğini ifade etti. Yaklaşık iki buçuk yıldır süren çatışmalar, Gazze’deki eğitim sistemini fiilen çökertmiş durumda.

Gazze Şeridi‘nde savaşın başlangıcından bu yana okul çağındaki çocuklar düzenli yüz yüze eğitime neredeyse hiç erişemedi. Birçok kaynakta yüzde 97’ye varan oranlarda okul binasının hasar gördüğü ya da yıkıldığı belirtiliyor.

Uydu görüntüleri ve saha değerlendirmeleriyle desteklenen bu veriler, eğitim altyapısının yüzde 91-93 civarında tam yeniden inşa ya da kapsamlı onarım gerektirdiğini gösteriyor. Yani Gazze’deki okulların büyük çoğunluğu şu an kullanılamaz halde ve birçok bina enkaz yığınına dönmüş durumda.

Bu yıkım, sadece fiziksel yapılardan ibaret değil; aynı zamanda çocukların psikolojik, sosyal ve bilişsel gelişimini de derinden etkiliyor. UNICEF yetkilileri, Gazze’deki çocukların büyük bir kısmının travma, yerinden edilme, yetersiz beslenme ve temel hijyen eksikliği gibi katmanlı sorunlarla karşı karşıya olduğunu vurguluyor.

James Elder, Cenevre’deki basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Gazze’de okul çağındaki çocukların yüzde 60’ı yüz yüze eğitime erişemiyor” diyerek, mevcut koşullarda çocukların ancak temel okuma-yazma ve basit matematik becerilerini kazanabildiğini, ancak savaşın yarattığı derin yaraların öğrenme sürecini inanılmaz derecede zorlaştırdığını anlattı.

UNICEF’in Gazze’de yürüttüğü acil müdahaleler arasında en dikkat çekeni, geçici öğrenme alanları oluşturmak. Şu anda 100’den fazla böyle alan faaliyette ve bunlar sayesinde yaklaşık 135 bin çocuk sınırlı da olsa eğitim almaya devam ediyor.

Hedef ise yıl sonuna kadar bu rakamı 336 bine çıkarmak –yani okul çağındaki çocukların yarısına yakınını kapsayacak şekilde genişletmek. Uzun vadede ise 2027 yılına kadar tüm çocukların fiziksel sınıflara, yani yeniden inşa edilmiş ya da onarılmış okullara dönebilmesi amaçlanıyor. Ancak bu hedefin gerçekleşmesi için hem devasa bir finansman hem de güvenli bir ortam gerekiyor.

Bu çerçevede UNICEF, “dünyanın en büyük acil eğitim programlarından biri” olarak tanımladığı çalışma için 86 milyon dolarlık acil fon çağrısında bulundu. Bu fon, geçici sınıf kurulumları, öğrenme materyalleri, öğretmen desteği, psikososyal yardım ve temel eğitim kitlerinin dağıtımı gibi alanlarda kullanılacak.

Son dönemde dikkat çeken bir gelişme ise, iki buçuk yıldır İsrail makamları tarafından engellenen okul malzemelerinin nihayet Gazze’ye girişine izin verilmesi oldu. UNICEF, binlerce eğitim kitiyle çocukların eline kırtasiye malzemesi ulaştırabildiğini duyurdu.

Bu, küçük ama sembolik bir adım olarak değerlendiriliyor çünkü uzun süredir çocuklar ellerindeki sınırlı kaynaklarla, çoğu zaman çadırlarda, gece karanlığında ya da yetersiz ışık altında ders yapmaya çalışıyordu.

Gazze’deki eğitim krizinin boyutları, sadece okul binalarının yıkılmasıyla sınırlı kalmıyor. Çatışmalar sırasında birçok okul, yerinden edilmiş ailelerin sığındığı barınaklara dönüştü. Ancak bu okullar da sık sık hedef alındı; yüzlerce saldırı kaydedildi ve bu saldırılarda çok sayıda çocuk ve yetişkin hayatını kaybetti.

UNICEF verilerine göre, son aylarda bile okullara yönelik saldırılar devam etti ve bu durum, eğitim alanlarının “savaşın ön safları” haline geldiğini gösteriyor. Uluslararası insancıl hukukta okulların korunması gereken yerler olduğu belirtilse de, uygulamada bu kural büyük ölçüde ihlal edildi.

Çocukların karşılaştığı başka bir tehlike de erken yaşta gelişimsel gecikmeler. 5 yaş altındaki 335 binden fazla çocuk, erken çocukluk eğitim ve bakım hizmetlerinin çökmesi nedeniyle ciddi risk altında. Bu çocuklar, beslenme yetersizliği, psikolojik travma ve uyaran eksikliği nedeniyle ileride öğrenme güçlükleri yaşayabilir. UNICEF, bu neslin “kayıp nesil” olarak anılmaması için eğitim hizmetlerinin acilen önceliklendirilmesi gerektiğini savunuyor.

Uzun vadeli toparlanma için ise çok daha kapsamlı bir çaba şart. UNICEF, Gazze’de yarı kalıcı sınıflar kurmayı, hasarlı okulları onarmayı ve mümkün olduğunca çok işlevli merkezler oluşturmayı planlıyor.

Bu merkezlerde sadece derslik değil, temiz içme suyu, ruh sağlığı desteği, çocuk koruma hizmetleri ve temel sağlık kontrolleri de bir arada sunulacak. Amaç, eğitimi sadece bilgi aktarımı olmaktan çıkarıp, çocukların duygusal iyileşmesine ve topluma yeniden entegrasyonuna katkı sağlayacak bir araç haline getirmek.

UNICEF: Uluslararası Toplumdan Destek Bekliyoruz

Uluslararası toplumdan beklenen destek ise hem maddi hem de siyasi düzeyde yoğunlaşıyor. UNICEF, Gazze’deki insani erişimin güvenli ve kesintisiz olması gerektiğini, insani yardım malzemelerinin engellenmeden ulaştırılması gerektiğini tekrar tekrar vurguluyor.

James Elder “Bugün Gazze’de çocuklar için ‘sakinlik’ denilen şey, başka herhangi bir yerde kriz olarak adlandırılır.” diyor. Bu cümle, bölgedeki durumun ne kadar anormal ve acil olduğunu özetliyor.

Sonuç olarak, Gazze’deki eğitim krizi, yalnızca bir altyapı sorunu değil; bir insanlık ve gelecek meselesi. Çocukların kalemlerinin kırıldığı, kitaplarının yakıldığı, sınıflarının enkaza döndüğü bir ortamda, yeniden inşa edilecek her okul binası aslında bir umut tuğlası anlamına geliyor.

UNICEF’in çağrısı net: Bu neslin geleceğini kurtarmak için eğitim, Gazze’nin toparlanma gündeminin en tepesinde yer almalı. Aksi takdirde, yıkımın fiziksel izleri silinse bile, çocukların ruhlarında açılan yaralar nesiller boyu kapanmayabilir. Uluslararası toplumun bu çağrıya kulak vermesi, belki de en kritik sınavlarından biri olacak…

Paylaş

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir